Anasayfa Hakkımızda İletişim Biyografiler Haritalar Gazeteler Sektörler Firma Rehberi Firma Ekle
RSS içerikler RSS firmalar
Loading

SAMSUN SAĞLIK TURİZMİ

REKLAM

Aslanağzı-Kız gözü Kaplıcası / Büyük Hamam (Vakıf Hamamı) 
 
Çeşitli eserlerden hamamın Romalılar tarafından yapılmış olduğu, yapılış tarzı bakımından (Yalkız Darz Mimarisi) Selçuklu eserlerine benzemektedir.

             Bu hamam “Lisanı Nas” da Sazi (Şadi) Paşa hamamı veya Sultan Mesut hamamı da denmektedir. Vakıf kayıtlarına göre hicri 655 miladi 1256 yılında Selçuklu Sultanı II. Mesut tarafından inşa edildiği yazılıdır. Hamamın Şadi Paşa tarafından vakfedildiği bilinmektedir. Dış ve iç yapısı bakımından çok gösterişli ve zarif olmayan hamamın üstünde bir büyük kubbe, iki küçük kubbe mevcut olup, içinde altı köşeli büyük, dört köşeli küçük bir havuz bulunmakta, altı kurna ve halvetten meydana gelmektedir. Hamamın Aslanağzı denilen büyük kurnasının sağında bir sütun bulunmakta, buraya “Kız Gözü “ denilmektedir. Hikayesi ise şöyle rivayet olmaktadır;

             Zamanında üç güzel genç kız hamamda yıkanırken zorbalar tarafından baskın yapılır. Bu kötü niyetli insanlar karşısında çaresiz kalan kızlar, feryat ederek Allah’a yalvarırlar:

-Yarabbi bizi ya kuş yap, yada taş....bu insanlara teslim etme.

Duaları kabul olur ve iki kız, kuş olup uçar, diğeri ise taş taş kesilir banyonun köşesinde yaşlı bir heykel gibi kalır. Sütun üzerindeki oluğa, kızın gözleri olarak kabul edilen oyuklardan akan su damlacıkları bu kızcağızın göz yaşları diye nitelendirilmektedir. Günümüzde halen damlamaya devam etmekte olan bu su damlacıklarının oluşumu ise, toplanan su buharının özel bir sistemle su haline dönüştürülerek köşelerden banyoya damlaması şeklinde  yorumlanmaktadır. O günden bu güne kadar efsane dilden dile, nesilden nesile anlatıla gelmiştir. Kaplıcanın ve özellikle kız  gözünün kutsallığına inanan insanlar buraya gelir, kurban keser, mum yakar, dileklerinin   kabul olması için dua eder, banyolarını yapıp giderler.

Küçük Hamam (Şifa Kaplıcası)
 
     1429 yılında Amasya Emiri Mustafa bey tarafından yaptırılmıştır. Büyük hamama ilave olarak yaptırılıp birleşik hale getirilen küçük hamamda  küçük bir  kapıdan kare planlı soyunmalığa geçilir. Soyunma yerleri ve soğuk su deposu buradadır. Basık kemerli bir kapıyla beşik tonozlu hole, oradan da 3 bölümlü usturalık ile sıcaklığa geçilir. Mermer kaplı sıcaklığın ortasında sekiz köşeli bir havuz vardır. Sıcaklığın çevresinde setler ve mermer kurnalar dizilidir. Buradan küçük küçük bir kapı ile oturma sekileriyle çevrili halvete geçilir
 
Maarif Otel ve Hamamı 
 
     Osmanlı Dahiliye eski nazırlarından ve dönemin Sivas Valisi Mazlum Paşanın oğlu Memduh efendi tarafından yaptırılmıştır. Yapımı ve işletmesi sırasında oldukça sorunlara yol açan Memduh Efendi Otel ve Hamamı ,hamamın yapılmasına karar verilen alanın musalla meydanı olması hamama gelen suyun Büyük Hamamdan zorla alınması nedeniyle tartışmalara  neden olmuş bu tartışmalar büyük hamamın bağlı olduğu vakfın mütevellisi ilçe eşrafından Hacı Mahmut Ağanın Alucra'ya sürgüne gönderilmesine kadar  uzamıştır
 
Hamamayağı Kaplıcaları
 
İlçenin en önemli turizm alanı olan Hamamayağı Kaplıcası suyu ve piknik alanları ve dinlenme tesisleri ile güzide bir mekandır.

İlçeye uzaklığı 10 km. mesafede bulunan kaplıcanın suyu, içerdiği mineraller bakımından Dünyanın ünlü kaplıcaları arasında yer almaktadır. 37 derecelik ısıya sahip olan kaplıca suyunun vücut ısısına eşit olup, müzmin romatizma, nevralji, nevrite gibi cilt hastalıklarını iyileştirici özelliği yanında sinir ve kas yorgunluğu, eklem kireçlenmesi, sinirsel hastalıklar ve ameliyat sonrası yorgunluklar gibi daha bir çok hastalıklara da olumlu etkileri bulunmaktadır
 
Ladik Ilıcası
   
Ladik’e bir buçuk saat mesafede (yaya) Hallez (Hıllaz) denilen köy, yüksek bir tepe üzerinde kurulmuş bağlı, bahçeli Müslüman köyüdür. Bu köyün altından küçük bir nehir akar. Bir çok un değirmenlerini döndürdükten sonra Kızılırmak'a karışır. Lâdik dağları arkasında olduğu için, Lâdik gölüne karışmaz. Bu nehrin kıyısında Hallez  ılıcası var. Kubbeli olup, kiraz mevsiminde bütün çevreden arabalarla binlerce insan gelip bu ılıcada yıkanarak cüzzam ve alaca hastalığından kurtulurlar. Ilıcanın ayağı Hallez suyuna akar.

Amasya’nın batı tarafında, üç saat uzaklıktaki Koza kazasında da bir ılıca vardır.( Ilıcaya Araplar “Hamam” derler. Acem diyarında “Kudret kermabı” derler. Lâdik ve Amasya illerinde “Koze” derler. Tataristanda “Ilısı” derler. Moğol dilinde “Kevende” derler. Türkistanda “Ilıca” deniyor. Rum taraflarında “Kaynarca” adı verilir. Bosna ve Rumelinin bir kısmında “Yanar” derler.) Fakat, bu Lâdik kozesi çok faydalıdır. Büyük çift kubbesi vardır. Kadınlar kısmı ayrıdır. Erkekler ılıcasında ona on ebadında göl gibi bir Şafii havuzu var ki   gönül görse, taze can bulur.

Suyu o kadar sıcak değildir. Dört tarafında beyaz mermerden yapılma aslan ağızlarından sıcak su akarak büyük havuza dökülür. Bir küçük havuz var ki sıcaklığı yüksektir. İnsan içine girse dayanamaz. Büyük havuzun dört tarafındaki taklar altında Hanefi kurnaları vardır. Bu ılıcada Kız gözü adıyla meşhur beyaz mermerden buz gibi bir su akar ki içenler ebedî hayat bulur. Halbuki bu soğuk su ile sıcak suyun arası bir kulaçtır. Allah’ın garip bir hikmetidir. (Muhakkak ki Allah her şeye kadirdir).

Benzer Başlıklar

sponsorlar:Granit Küp Taş | izmir kına | İzmir Alamca Kursu