Anasayfa Hakkımızda İletişim Biyografiler Haritalar Gazeteler Sektörler Firma Rehberi Firma Ekle
RSS içerikler RSS firmalar
Loading

KARAMAN HALK OYUNLARI

REKLAM

1)ÇOCUK OYUNLARI:

MENDİL KAPMACA:

İki gurup halinde oynanır. Ortaya bir mendil konur ve gruplar eşit uzaklıkta ikiye ayrılır.Ortada ,oyunu yöneten (ebe) kişinin  işareti  ile gruplar , mendili  öncelikle , kapıp eşlerine  getirmeye  çalışırlar.Mendili kapan, eşlerine  zamanında yetişemezse,diğer gurup tarafından  döğülür  ve karşı gurubun  adamı olur. Yenen grup, yenilen  gurubun sırtına binerek, önceden belirlenen  yerde tur atar.

ZAMBIR VE BÜVE AVI:

Çocuklar bir bez parçasını çamurlayıp, daha çok su kenarlarında  dolaşan  zambır ve eşek arısı  üzerine atarak  yakalarlar. Yakaladıklarının beline ince bir ip  bağlayıp  iğnesini çekerler .Bazen de,ipin ucunda  bağlı  arıyı, büve yuvalarını içine salarlar.Kimin arısı büveyi önce  çıkarırsa iddiayı o kazanmış  olur.

AŞŞIK:

Koyunlardan çıkarılan aşşık kemikleri  ile oynanır.Büyük aşşıklar  enek olarak seçilir.Ortası oyulur,ağır olması ve hedefi  iyi vurması için  oyulan yerlere  kurşun akıtılır.Pütürlü bir taşa sürtülerek  inceltilir,bazen de boyanır.

OYNANIŞI:

Oyuncular  aşşıkları yan yana dizerler.Ebe eneğini  karşıya atar, diğer  oyuncular da atarlar.Eneği en uzakta olan, karşıda dizili aşşıklara ilk atma hakkına sahiptir. “Döğdük eneğimin  aşşığına”diyerek eneğini atar.Aşşıklar vurulursa, daha önce tesbit edilen  uzaklığa  kadar  gitmesi gereklidir.Karşıya atılan enek dik durursa  buna “Mir durdu” denilir. Mir durmayı  başaran  oyuncu, eneği ne kadar uzaklıkta  olursa olsun, dizili  aşşıklara ilk  atış yapma  hakkına sahiptir. Oyun  böyle sürüp giderken , daha büyük çocuklar, oyunda dizili aşşıkları alıp kaçarlar.Buna “çörleme” denilir.

BİLLİ:

Billi 10-15 cm. uzunluğunda bir ağaç  parçasıdır.60-70 cm. uzunluğundaki  düzgün bir dal parçasının yardımıyla oynanır.

Billi oyunu üç  çeşittir:

I) Düz billi 2)Yan billi 3)Gömmeli billi

DÜZ BİLLİ:

 Karşılıklı iki kişi tarafından  oynanır.Küçük bir çukur kazılır, billi, bu çukurun üzerine konur.Billinin her iki ucu kalem gibi açılır.Oyuncu,  sopanın ucuna sokup, billiyi  mümkün olduğu kadar uzağa fırlatmaya çalışır.Karşıdaki oyuncu billiyi düştüğü yerden alır.Billiyi  ya çukura, ya da çukurun  etrafına  kazılmış dairenin  içine atması  gereklidir.Billi çukurun uzağına düşerse,billiyi  atan oyuncu,billinin kenarına vurur.Bu vurma esnasında  şu tekerlemeyi söyler:Gınifi,gındalifi, hazıra hök, çamura çök.Bu işlemi, ve tekerlemeyi üç defa söyler.Billiyi  ne kadar   uzaklaştırdı ise, çukurla billi arasını, elindeki  sopanın  uzunluğu ile ölçer. En fazla sayı alan  oyunu kazanır.Eğer karşı oyuncu, billi atanın billisini   havada kaparsa , onun bütün  sayıların alır.

           

YAN BİLLİ:

İki  gurup halinde  oynanır. Çukurun üzerindeki billiye, oyuncu  sopa ile vurur.Üç kere ıskalarsa  onun  yerine  kendi  grubundaki  diğer  bir oyuncu geçer.Karşı oyuncunun, billiyi  düştüğü yerden  alıp, atarak ,billi  çukuruna ya da çukurun kenarına  çizilmiş daireye sokması gerekir.Billiyi atan oyuncunun da, atılan billiyi elindeki değnekle havada karşılayıp  mümkün olduğu  kadar uzağa fırlatması gereklidir.Billi ile çukur arasındaki  uzaklık , sopanını  uzunluğu ile  ölçülür.10,1000,150 gibi rakamlar  belirgin rakamlardır.Mesela :Yüzellim  sandıkta denildiği zaman  bu sayı 162 demektir.Bir tarafın oyuncuları yanıp bitince, diğer grup ebe olur.Düz  billide olduğu gibi,billi  havada kapılırsa hem yer değiştirir, hem de grubun aldığı bütün sayılar sıfıra  inmiş olur. Bazen de , ebe grubunun  uzaklaştırdığı billiyi  rakip oyuncu  çukurla billi arasını üç adım atmak suretiyle  alırsa  oyunu kazanmış olur.

GÖMMELİ BİLLİ:

Oyuncular birer daire çizerek  ortalarında dururlar.Bir kişi  ebe olur.Ebe içinde ayrı bir daire  çizilir.Seçilen oyuncu ebenin attığı  billiyi mümkün olduğu kadar  uzağa  çeker. Diğer oyuncular, ebenin billiyi  düştüğü yerden  alıp  gelme  müddeti içerisinde, ebenin çukurunu ellerindeki billi sopalarıyla  kazarlar. Ebe, kendi dairesinde  geç kalan birinin  dairesine billiyi bırakırsa, o kişi ebe olur.çukuru en fazla  kazılan kişi  oyunu kaybetmiştir.Dolayısıyla kazılan çukur genişletilerek,oyunu kaybeden  kişi kendi çukuruna gömülür.

ÇANAK –ÇÖMLEK:

İki grup  halinde oynanır.Sokaktan toplanan,ortalama avuç  içi kadar büyüklükteki çanak çömlek parçaları  ebe  seçilen gurup tarafından üst üste konur. Diğer gurup da  belirlenen  aralıktan  ellerindeki  bir top vasıtasıyla üst üste yığılmış bu  çanak çömlek parçalarını vurmaya çalışır.Vuramazsa, ebe  değişikliği olur.Çanakları topla  yıkan grup,hemen koşup, yıkılmaması şartıyla  etrafa dağılan çanak çömlek parçalarını üst üste  koymaya çalışır. Ebe gurup çanakları yıkan topu en kısa mesafede  yakalayıp, çanakları üst üste koymaya  çalışanları vurması  gereklidir.Birinci gurup  vurulmadan çanakları üst üste koymayı  başarırsa, bir oyun kazınmış olur.

MANEVERA:

Bilhassa yaz mevsimi gecelerinde oynanan bir oyundur.Oyun,çeviklik ve gözü açıklık  gerektirir.Ebe grubunun  seçimi için, iki tarafı  düz bir taşın  bir yüzüne tükürür.Taş atlır kuru tarafı bulan kazanır,diğer taraf ebe olmuş sayılır.Ebe olan grup, saklanan gurup, zaman zaman  ıslık çalarak yerini ebe  guruba belli etmeye çalışır.daha sonra ise, yerlerini değiştirerek  başka yere saklanırlar.Saklanan guruptan  bir kişi  bulunca diğer gurup üyeleri bulunmuş sayılır.Böylece diğer gurup saklanma hakkına sahip olur.

Bu oyun, bazı tatsız  ve yorucu şakaları da bünyesinde taşır.

Öyle ki saklanan gurup,ebe gurubunun  sahtekarlığı  neticesinde  aranmıyarak bir gece byu boşuna  ebelerin kendilerini  bulmalarını beklerler.

Geçmiş devirlerde böyle bir oyun sırasırda, iki saatlik  köylerinden saklanmak için Karaman’a kadar  gelen bir gurup, sabaha  kadar bu yerde  kalarak , ertesi  gün  köye  haber gönderip, ebe  gurubunun  kendilerini  mutlaka bulmasını, yoksa oyunu bozup  köye geri döneceklerini  bildirmelerine sebep olmuştur.

PANCARIM SÖKME:

Oyun oynayacak  çocuklar arka  arkaya  sıraların  ve birbirlerinin bellerinden  sıkıca  tutarlar.Ebe olan  çocuk, en  arka sıradaki çocuğun elini, diğerinin     belinden çekmeye uğraşır ve bu oyun , en son çocuğa kadar sürüp gider.

2-)GENÇLER ARASINDA OYNANAN OYUNLAR:

Uzun kış gecelerinde, gençler arasında, haftanın belirle günlerinde eğlenceler  tertip edilirdi.Bu eğlenceler gurupta  bulunan  kişilerin evlerinde yapılırdı.Buna SIRA ismi verilirdi.Bu eğlencelerde oynayan oyunların hepsi dayak atma ve aldatmaca üzerine  kurulurdu.

HOCA:

Oyuna katılanlar, hoca ve üç talebeden ibarettir.Hocaya bir kavuk giydirilir,kavuğun  ortasına bir tas konur.İlk konuşmayı  hoca alır:

Şam’dan geliyorum.Gayem üç öğrenciye ders vermektir.

Hemen hocaya  üç öğrenci  bulunur.Hoca ders vermeye başlar:

Ayak bütün,baş  bütün  hocanındır.Bütün öğrenciler bunu tekrarlar.Hoca öğrencilerden izin ister:

Benim hanım hastalanmış, onun  için fazla  kalamıyacağım.Beni unutmamanız için sizlere birer hatıra vermek istiyorum.

Birinci öğrenciye tesbihini verir, ikinci öğrenciye bastonunu verir, üçüncü öğrenciye dönerek,

 Evladım sana verecek bir şeyim kalmadı,Onun için şu kavuğumu sana hatıra olarak veriyorum der ve kavuğunu çıkarır, su dolu tası oyunu bilmeyen üçüncü öğrencinin üzerine döker.

            KÜLAH OYUNU: Oyunu oynayacak her kişi  kağıttan birer külah yaparak başlarına geçirirler.Bir tepsinin üzerine gaz ve karışımı yapılır.Oyuncular,kağıttan külah başlıklarıyla tepsinin üzerine eğilirler.Bu sırada bir kişi  tepsinin üzerindeki karışımı  kibritle tutuşturur.Külahı yanan kişinin hemen kaçması gerekir.Kaçmayanlar oyunu seyredenler tarafından döğülürler.

YAĞCI:

Oyunu bilen biri  kişi yağ satıcısı olarak seçilir.Oyunu hiç bilmeyen biri de yağ tuluğu olarak seçilir.Yağ  satıcısı  elinde bastonu, beli bükük  olarak odaya girer.Muhtar  kuruluna gelerek  yağ satışı  için izin ister.İzin verilir.Satıcı  yağını getirmek için  odadan çıkar.Bir müddet  sonra odaya  yağ tulumu rolündeki  genci  sırtına  sıkıca iplerle bağlamış olarak girer.Yağ tulumunun ağzı bir bezle sıkıca bağlanmıştır.Muhtar kurulu yağı kontrol eder.Satış başlar.Önce muhtara,yağı alması için teklif gelir.Muhtar elindeki iğneyi yağ tulumuna batırır,sonra sıra ile herkes ellerindeki iğneyi tuluma batırırlar.Yağ tuluğu  sıkı sıkı  bağlı olduğu için  kımıldayamaz ve bağıramaz.

BERBER:

Oyunu bilen bir kişi, ben  berberim  der ve köy muhtarından  iş ister.Muhtar , iş isteyen kişiye çalışma  müsadesi verir.Sonra,masa yapabilmek için tahta ister.Muhtar da oyunu bilmeyen iki kişiyi tahta diye verir.Oyuncu berber, iki gencin ayaklarını  ve kollarını gergin şekilde bağlar, boş kalan yerlerine  çeşitli eşyalar doldurur.İkisini de bir masa teşkil edecek  bir  biçime  getirir.Berber bir çanta  içinden  aletlerini çıkarır.Bunlar sopa,kaşık,kova,kömür tozu, çamur, fırça  gibi eşyalardır.Berber masaya oturur,kaşık ile birinin yüzüne çamur sürer, diğerinin yüzüne de fırça ile kömür tozu sürer, sonra satır ile traş eder.Yüzlerine tükürür.Böylece yüzlerine kolonya sürmüş olur.Traş da bitmiş olur.

YILDIZ SEYRETME:

Yıldızlı havalarda oynanır.Bu oyunu bilmeyen  bir kişi seçilir.Bütün oyuncular dışarıya çıkarlar.Acemi oyuncuya, bir çeketin kolundan  yıldızlara baktırılır.Sonucu bilmeyen  oyuncu yıldızlara baka dursun,ceketin kolundan dökülen bir kova su, her tarafını ıslatır.

KARI KOCA:

Yine acemi bir oyuncu seçilir.Bu oyuncuyla birlikte oyunu  iyi bilen bir kişi yorganın altına girerler.Yüzleri tamamen örtülüdür.Bu iki kişiye dışarda  seçilen iki kişi  turayla vuracaktır.Vuranın bilinmesiyle ebeler değişecektir Gerçekte tura hep acemi oyuncuya vurulur Usta oyuncu ise vurulmuş gibi sesler çıkarır. Aslında acemi oyuncuya turayı vuran yanındaki eşidir. Bunu öylesine ustalıkla yapar ki, acemi oyuncu zıllıyıncaya kadar dayak yemiş olur.

YUMURTA OYUNU: Oyunu bilmeyen bir kişi seçilir,başka bir kişi de ebe olur. Acemi oyuncunun şapkasının içine bir yumurta saklanır.Ebe bu sırada dışarıda beklemektedir.Önceden nereye saklandığını bildiği yumurtayı bulacaktır.Ebe içeri girer,şüpheyi çekmemek için,yumurtayı sahiden arar gibi yapar.Birden acemi oyuncunun şapkasının üstüne şiddetle vurur.Oyunu bilmeyen acemi oyuncu böylelikle yumurta ile yıkanmış olur.

HÖLLÜK OYUNU:

 İkiden fazla kişi ile oynanır.Oyuncularda el büyüklüğünde yassı taş vardır. Ön tarafa da yumurta höllük adı verilen bir taş dikilir Gaye belirli bir izden höllüğü uzaklara götürmektir. Bu iş de eldeki taşların ustaca höllüğe fırlatılması ile olur. Höllüğü vuran kişi höllüğün gittiği mesafeyi ayakla sayar. Her ayak atışta şu tekerleme sıra ile söylenir:

Nanaç, bibiç, kırküç,kırkdört,kırkbeş,.............kırksekiz,kırkdokuz,elli,belli,süllü sülüman,ardavut,kelanavut,savt,savt bir,sav iki,.............savt on,dala dedimi oyunu kazanmış olur.

Bu tekerleme Kazım Kara Bekir Nahiyesinde şöyledir:

Naldırnaç,gıldırgaç,kırüç............... diğer şekiller aynıdır

YÜKSÜKLÜ:

 İki gurup tarafından oynanır.Ebe olan gurup 10 tane ceviz kabuğunu yere sıralar.Birinin içine de gizlice bir üzüm tanesini saklar.Karşı gurup bu üzümü bulacaktır.Bulduktan sonra saklama işi diğer guruba geçer.

Eğer üzüm birinci kaldırışta bulunursa geri kalan cevizlerin sayısı cevizi bulan gurubun aleyhine yazılır.İkinci kaldırışta bulunursa,part ifade eder ve geri kalan cevizler çift sayılarak gurubun aleyhine yazılır. Oyunda mühim olan, üzümü son kaldırışta bulmaktır.

BENİM GİBİ OL:

Ebe olan oyuncu  dışarıdan çorabının teki çıkmış,ceketini ters çevirip tek kolunu giymiş, pantolonunun tek bacağını giymiş bir şekilde elinde tura içeri girer ve”Benim gibi ol” diyerek içerdekileri dövmeye başlar.Ebe gibi olununcaya kadar bu dövme işlemi sürer.

SANATKAR OYUNU: Oyuna odada bulunan herkes katılır.İçlerinden bir ebe,bir de ebe yardımcısı seçilir.ebe ile yardımcısı dışarıya çıkarlar.ebe dışarda,marangoz,demirci,terzi,vs.gibi bir sanat ve seçtigi bu sanat dalının bır alatini seçer.yardımcısı ile birlikte içeri girerler.yardımcı:   

benim oglum filan sanatı seçti,ona ne lazım ?diyerek bütün kişilere sorar.maksat dışarda ebeninseçtigi aletin bulunmasıdır.alet söleninceye kadar,bazı taraflarda da oyuna katılanlar dövülür.aleti söyleyen ebe olur.    

BAĞLANMA:

oyuna katılan iki kişidir.diğerleri seyircidir.oyuna,bir bilenle,bir acemi katılır.birer metreden iki adet ip,oyun aletidir.bu ipler oyuna katılan iki kişinin ellerine çapraz olarak bağlanır.istenen şey,çapraz olarak bağlanan bu ipten çıkarılmasıdır.çok basit olan bu iş, oyunu bilmeyenin acemiliğjyle karmaşık bir hale döner.çaprazı sökmek için çeşitli hareketlere başvuran oyuncular seyrenleri kahkahalara boğarlar. 

 

Benzer Başlıklar

sponsorlar:Granit Küp Taş | Şerit Led | izmir kına