Elmalı, Antalya'ya 120 km. uzaklıkta, Antik Literatürde Likya Olarak tanımlanan bölge içerisinde Teke Platosu üzerinde kurulu bir yerleşim merkezidir. İlçe; Korkuteli, Kumluca, Finike, Kaş ve Fethiye ile çevrilmiş ve asfalt yollarla adı geçen ilçelere bağlanmıştır.
Antalya' nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Elmalı, uzun ve zengin tarihi boyunca birçok medeniyetlere beşiklik etmiş, özellikle Şelçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bölgenin en gelişmiş yöresi olarak kültür, sanat ve ticaret alanlarında çevresine örnek olmuş ve halen de bu yapısını sürdürmektedir.
Geçmişinin cazibesini bugünlerde taşıyan Elmalı, iklimi, doğal güzelliklerini Dünya' nın en değerli ormanlarından olan Sedir Ormanı ile büyük bir turizm potansiyeli taşımaktadır.
İlçemiz tarihi M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda yaşamış olan Likyalı'ların yaşaması ile başlar. Tarih öncesi M.Ö. 2000-3000 yılların varan yaşantısı tarihin halâ bir karanlık örtüsü altındadır. Bu devirlere ait mezarlarda yapılan kazı ve incelemeler Likyalı'ların bir Asya Kavmi olduğunu kabule imkan vermiştir. Likya olarak anılan bölge, Roma İmparatorluğu'nun, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu Devleti'nin, Teke Beyliği'nin, Osmanlı İmparatorluğu'nün yönetiminde kalmıştır.
Elmalı Likya'nın kuzeyine temsil eden önemli şehirlerden biridir. İlçe çeşitli medeniyetler ile iç içe yaşamış bir yöredir. Bunları sırasına göre tesbit etmek günümüz için imkansızdır.
Teke Emirliğinde Yıldırım Beyazıt zamanında Osmanlı idaresine geçen Elmalı, Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarında Anadolu Eyaletine bağlı Teke Livasının merkezi ve Teke Paşalarının ikametgahı olmuştur. İdare merkezinin Antalya'ya nakledilmesi üzerine Elmalı kaza haline gelmiştir. İlçe sıra ile "Kabalı, Emelas, Elmalı" isimlerini almış olup, bu isimlerin nereden kaynaklandığına dair kesin bir delil yoktur. Tamamen efsane ürünüdür.