Anasayfa Hakkımızda İletişim Biyografiler Haritalar Gazeteler Sektörler Firma Rehberi Firma Ekle
RSS içerikler RSS firmalar
Loading

Cihanbeyli Av Turizmi

REKLAM

Cihanbeyli Av Turizmi

İlçe geniş arazisi batısı ve kuzey batısındaki dağlık bölgesi ve göllerinin çokluğu sebebiyle geniş avlaklara sahiptir.

Son yıllarda kendini bilmez avcıların bilinçsizce avlanması nedeniyle av hayvanlarında önemli azalmalar olmuştur. İlçede avcılık tüm Türkiye’de bilinen bir yöre haline gelmemizi sağlamıştır. Ülkemizdeki avcıların neredeyse tamamı yaban kazı ve yaban ördeği  avcılığının en önemli bölgesinin Cihanbeyli olduğunu bilirler.

İlçede belli başlı av hayvanları şunlardır:

yaban kazı (sakarca kazı)
yaban ördeği (elmabaş,kılkuyruk,yeşil ördek,boz ördek,ala ördek, behri)
tavşan
çil keklik
bıldırcın
bağırtlak
çulluk
turna
sazan balığı

YABAN KAZI AVI

Yaban kazının ilçede görülen cinsi Sakarca Kazıdır. Sakarca kazları Rusya dan kış başlangıcına göre Kasım veya aralık ayında gelirler. Cihanbeyliyi barınma yeri olarak görmelerinin sebebi, ilçemizde bulunan Tersakan gölünde suyun çok sığ olması ve yaban kazının da gece yatmaya, barınmaya girdiği gölü seçerken ayaklarının yere değdiği yerleri tercih etmesidir. Tersakan gölünde kışın su derinliği 20-25 cm’yi geçmez, zemini 50’cm derinliğinde balçık olan bir göldür. suyunun aşırı tuzlu ve sülfatlı olması sebebiyle -15  -20 dereceye kadar buz tutmaz.
Sakarca kazları gece gölde barınıp sabahları araziye otlamaya çıkarlar. arazinin tamamı karla kaplanmadığı ve barınma yerinde yatarken rahatsız edilmediği sürece şubat mart ayına kadar ülkemizde kalırlar. Mart ayında tekrar Rusya’ya dönerek Sibirya’da kuluçkaya yatarlar ve orada ürerler.

Yaban kazı avcılığı farklı şekillerde yapılabilir :

Sabah Çıkış avı: Yaban kazı gece yattığı gölden sabah gün doğarken araziye çıkar, gölün kenarına kazılmış ve iyi gizlenmiş güme dediğimiz çukurların içinde kazın havalanarak kıyıya kadar gelmesi beklenir ve güme den çıkılarak ateş edilir. Kazlar gölden guruplar halinde  çıktıkları için bu av havanın durumuna göre 2 ila 3 saat sürer. havanın açık olması durumunda bazen kazlar çok yüksek çıktıklarından hiç av yapılmayabilir.
Sabah Mühre Avı: Sabah gölden çıkış yapan kazın hangi bölgelere ve araziye gittiği önceden tespit edilir, gittiği bölgeye gece gidilerek gene iyi gizlenmiş ve avcının görünmemesini sağlayan güme kazılır araziye mühre dediğimiz sahte kaz (Kontraplak veya Plastikten yapılmış) sıralanır ve kazların geliş saatlerinde gümeye girilerek tamamen gizlenilir ve kazların o bölgeye gelmeleri beklenir. Zaten o alana gelecek olan kaz sahte kazları (mühre) görünce alçalmaya başlar ve tur atar. Kazın konmasını beklemeden bu tur esnasında en yakın mesafeye geldiğinde gümeden çıkılır ve ateş edilir.
Öğleyin dönüş avı: Sabahleyin araziye çıkan kazlar öğlen saatlerinde gagasını yıkamak ve su içmek amacıyla tekrar göle dönerler bu dönüş sırasında gene sabah çıkış avında kullanılan gümelere gizlenilerek kazların göle girmek için alçaldıkları an beklenir.
Öğlen çıkış avı: Sabah çıkış avının aynısıdır Öğleyin göle giren kazın tekrar gölden çıkması gümelerin içinde beklenir.
Akşam tarla avı: Öğleyin araziye konan kazın yeri tespit edilirse hiç rahatsız edilmeden havanın kararması beklenir hava kararmak üzereyken sürünerek kaza yaklaşılır, Kazlar göle gitmek amacıyla havalanıp avcının üzerine geldiğinde ayağa kalkılarak ateş edilir. Bu tür avda önemli olan Kazın kalkış yönünü iyi tespit edebilmektir, aksi halde kaz ters yöne gideceğinden çekilen emekler boşa gidebilir.
Kaz avı tamamen bir ekip avıdır, Özellikle akşam tarla avı en az 4 kişiden oluşan ekiple iyi olur. Sakarca kazının çok iyi gözlerinin olduğu, çok uzaktan en ufak bir hareket ve ton farklılığını anında fark ettiği avcılar tarafından bilinir. Bu nedenle kaz avcılığında iyi gizlenmek, hareketsiz kalmak ve araziye göre kamufle bir elbise giymek şarttır.

YABAN ÖRDEĞİ AVI

 İlçede Ördek avcılığı da oldukça yaygın bir avlanma şeklidir. Göçmen ördekler gene kışın oldukça geniş ve sığ sulak arazilere sahip olduğumuzdan burayı tercih sebebi olarak görürler.
 Ördek gündüz Tersakan gölünde ve Bolluk gölünde yatar ,gece yayılıma çıkar, yayılım için de sığ  ve sazlık sulakları seçer. Ördek avcılığı için çok keskin bir göz ve iyi bir kulak şarttır. Ördek avlamak için avcı kendisini kamufle edebilecek bir sazlık alan seçer veya varsa kümeye oturur. Av gece yapılacağından aydınlık bir alan da veya dolunayda avlanılması en doğrusudur. Ördek gelmeden önce kanat sesi duyulur, kanat sesinin geldiği yöne bakıldığında ördekler görünür, atış mesafesine geldiğinde ateş edilir. Ördek avında önemli olan avı vurduktan sonra bulabilmektir. Sazlık ve sulak arazi olduğundan avı vurduktan sonra nereye düştüğünü görmek ve hemen almak gerekir. Akşamları ördek avı havanın aydınlık oluşuna göre geç saatlere kadar sürer.
                                                  
TAVŞAN AVI

ilçenin batısı ve kuzey batısındaki dağlık arazide ve tuz gölünün içerisindeki adalarda yapılır. Tavşan avı ilçede üç şekilde yapılır.
Tazıyla Tavşan Avı: Tazılar uzun bacaklı, narin yapılı, çok hızlı koşan av köpekleridir. Genellikle tavşan gibi hızlı koşan av hayvanlarını yakalamakta kullanılır. Tazılar genellikle düz arazide, engebesiz, çalı ve ağaçlık olmayan arazide av yapabilirler.Tazıyla tavşan avına eskiden iyi koşan atlarla gidilirdi, fakat şimdilerde binek atı bulunmadığından tazı avına 5 veya 6 kişilik avcı topluluğu ile yürüyerek gidiliyor.
Tazı avında tavşanı kaldıran tazı süratle kaçan tavşanı yakalamaya çalışır. Tavşan çok süratli bir hayvan olduğundan ve kaçarken zikzaklar çizdiğinden tazının hızlı ve atik olanı makbuldür. Tazı tavşanı yakaladığında avcı gider ve tavşanı tazının elinden alır.
Ülkemizde tazı avının neredeyse bitmeye yüz tuttuğu düşünülürse, ilçemizde de tazı besleyen kişi sayısı bir veya ikidir. Onlarda bilinçsizce yapılan gece far avcılığından dolayı tavşan neslinin bittiğinden şikayet etmektedirler.
Avcılar tazının en hızlısının kendi tazısı olduğunu iddia ederler
Avcının birisi tazısını övecekmiş; “Bir gün tazımla av sahasında tavşan izi sürüyorduk, tazı aniden toprağı büyük bir hızla kazmaya başladı, merak ettim yanına gittim, bir de ne göreyim, tazı toprağın altındaki üzerinde tavşan resmi olan bir maskotu bulmaz mı ? “      
Tarama Avı: Tarama avında avcı gurubu en az 5 veya 6 avcıdan oluşmalıdır. Avcılar 20-30 metre arayla kol teşkil ederler. Ses çıkartarak ilerlerler. Tavşan menzilden kalkarsa avlanabilir. Dağlık arazide avcıların bir kısmı dağın eteğinden giderken bir kısmı da yukarıdan gider. Tavşanın ön ayaklarının kısa olması sebebiyle sürekli yokuş yukarı kaçacağı düşünülürse aşağıdan kalkan tavşan yukarıdaki avcıya doğru gider.
Düz hat halindeki tarama avı genellikle Kasım ayı sonu ve Aralık ayı başında verimli olur.Bu mevsimde tavşanlar sürülü tarlalarda anızların sınırları boyunda yatarlar.
İz  Avı: Karlı havalarda tavşanın izleri takip edilerek yapılan avlanma şeklidir. Özellikle yeni yağan karda izleri bulmak kolaylaşır. İz avında tecrübeli olmak gerekir. İyi bir avcı karda oluşan oynak izini ve yatak izini ayırt eder. Tavşanın yatağını eliyle koymuş gibi bulur. Kar fazla ise tavşanın yatağını bulmak daha kolaydır. Yumuşak karda tavşanın hareketi zordur ve yavaş hareket eder. Ancak karda yürürken çıkan sesi tavşan duyar ve avcı yaklaşmadan kalkar. Karın yumuşak zamanında çalı diplerinde görülen sarımtırak iki yan yana delik tavşanın teneffüs ederken meydana getirdiği izdir. Bu da tavşanın yakınlarda olduğunu gösterir.                                                    

ÇİL KEKLİK AVI

Çil keklik ilçede eskiden oldukça çok görülen fakat bilinçsiz avcılık nedeniyle nesli neredeyse tükenmek üzere olan bir av hayvanıdır. Kekliğin buralarda bilinen iki tip avlanma şekli vardır:
1-Öğleden sonra serinde gidilen avda, su içmek amacıyla su başına gelen keklik suyun yakınında avcı koluyla yürüyerek kaldırılır ve avlanır.
2-Arazide keklik avında ise avcı koluyla (en az 4-5 kişi) 20-30 metre aralıklarla yürünür. Keklik genelde çalıların dibinde veya kıraç arazide yüksek otların diplerinde yataklanır. Avcı koluyla yürüme esnasında ses çıkarılarak yürünür.
Keklik avını zevkli kılan, kuşun  insanın çok yakınından, ani bir hareketle kısa kanatlarını vurarak ve aşırı ses çıkartarak havalanmasıdır. Kekliğin kalkışına hazırlıksız yakalanan avcı ürperir ve ateş bile edemeyebilir. Çoğu zaman keklik neredeyse üzerine basmak üzereyken havalanır. Bu nedenle keklik avında her zaman tetikte beklemek gerekir.

BILDIRCIN AVI

Bıldırcın genellikle pancar tarlalarının yakınındaki buğday anızlarında avlanır. Gündüz sıcakta serin olması sebebiyle pancar tarlasına giren bıldırcın öğleden sonra serinde buğday tarlasına yaylıma çıkar. Buğday tarlasında avcı koluyla (4-5 Kişilik) yürünür, genellikle buğday saplarının altından kalkan bıldırcın yakından kalkar ve yere paralel olarak yaklaşık 1 metre yüksekten avcıya dik kaçar. Bu nedenle bıldırcın avında fazla acele etmeden menzil içinde iyi nişan alıp ateş etmek gerekir. Aslında Bıldırcın, Keklik gibi kuşların avlanmasında en iyi yöntem av köpeğiyle avlanmak olsa da yöremizde av köpeğiyle avlanan pek yoktur. Bıldırcın etinin kuşlar içerisinde en lezzetli et olduğu tüm avcılar tarafından bilinir.

BAĞIRTLAK AVI

İlçede bağırtlak kıraç arazilerin bolluğu nedeniyle bir zamanlar oldukça fazla imiş. Fakat zamansız ve yasak usullerle avlanma nedeniyle şimdi bağırtlak görebilmek neredeyse mümkün değildir.
Bağırtlak rengi ve yapısı itibarı ile kıraç arazide kendini mükemmel kamufle edebilen bir hayvandır. Bağırtlak tedirgin olduğu zaman kanatlarını açarak araziye uyum gösterecek şekilde uzanır ve çoğu zaman yanından geçen avcılar onu göremez. Bağırtlak avı keklik ve bıldırcında olduğu gibi sürek avıdır, avcı koluyla kıraç arazide yürünür ve kaldırılan bağırtlak avlanır.
Bağırtlağın özelliği gece uçmamasıdır. Bağırtlağın neslinin tükenmekte olmasının en büyük etkeni gece arazide yüksek çalıların dibinde yatan hayvanın el fenerleriyle değnek ve sopalarla öldürülmesidir.

ÇULLUK AVI


İlçede çok değişik türleri bulunan çulluğun avlanması genellikle Ekim veya Kasım aylarında başlar. Çulluk sığ ve yeşilliği bol olan sulakları seçer. Bu aylarda ilçede bu tip sulak araziler çok olduğundan tarımsal sulama amacıyla kullanılan kanallardan artan sular geniş arazilere yayılarak tam çulluğun sevdiği bir alanı oluşturur. Böyle bir alanın yanına kazılacak bir küme içerisinde kendini iyi gizleyerek beklenir ve otlanmak amacıyla buraya gelen çulluklar avlanır. Çulluk avı ilçede özellikle yapılan bir av değildir. Ördek avı esnasında gelirse çulluk da avlanır veya av sahası ararken çulluk sürüsüne rasgelen avcı çulluk avı yapar.

TURNA AVI

Turnalar ilçeye genellikle Ağustos sonu ve Eylül başında gelirler. Turna avındayken arazide turnaya yaklaşılır, bir kişi de gider ve turnayı avcıların bulunduğu bölgeye doğru uçurur ve avcıların üzerine gelen turna avlanır. Veya gece gölde yatan turna aynı kaz avında olduğu gibi göl kenarına küme kazılarak beklenir ve sabahın erken saatinde araziye çıkış yapan turna avlanır.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi ilçede de bilinçsiz, eğitimsiz avcıların bolluğu nedeniyle av hayvanı neslinde ciddi ölçülerde azalmalar yaşanmaktadır.
Anlatılanlara göre yaban kazı ve yaban ördekleri eskiden ilçenin çok yakınlarındaki arazide yaylıma giderlermiş, şimdi ise arazide rahat bırakılmayan hayvan neredeyse 100 kilometre yol teperek yaylıma gidiyor ve akşam göle geri dönüyor. Yaban ördeği de yine bilinçsiz ve yasak usullerle avlanma sonucunda azalmıştır.
Lezzeti ve güzelliği hiç bir hayvanda olmayan bağırtlak kuşu da bilinçsiz avlanma neticesinde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.            
Bu arada sevindirici bir gelişmeyi de belirtmemiz gerekiyor: Tuz Gölü ve civarı Bakanlar Kurulu kararıyla 2001 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş olup bu bölge içinde avlanma yasaklanmıştır. Her ne kadar av turizmini olumsuz etkilese de bölgemizde barınan av hayvanlarının özellikle yaban Kazı ve Ördeğinin yatağı olan göllerin korunması ve bu hayvanların neslinin muhafazası ve çoğalabilmeleri açısından bu uygulama önümüzdeki yıllarda yararlı sonuçlar doğuracaktır.                  

CİHANBEYLİ GÖLETİNDE BALIK AVLAMA

1210 Hektar yüz ölçümü ile Konya bölgesindeki sulama göletlerinin en büyüğü olan Cihanbeyli göletinde balık avlandığını biliyor muydunuz.?
1992 yılında tamamlanan Cihanbeyli göletine değişik türde balıklar atılmış olup, Sazan dışındaki balıkların randımanlı olmadığı görülmüştür. Yine son yıllarda hızla çoğalan ıstakoz da oltayla balık avını zorlaştırmaktadır.
Halihazırda insanların gerek balık tutma ve gerekse piknik yapma ve dinlenme ihtiyaçlarını bir ölçüde giderdikleri gölet, yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla gelecekte daha fazla nüfusa hitap edebilecek bir konuma gelecektir.

SAZAN VE SAZAN AVCILIĞI


Sazan nehirlerde, göllerde, soğuk ve ılık sularda yaşayan elips şeklinde vücudu sert pullarla kaplı bir balık türüdür. En uzun yaşayan balık türleri arasında gösterilse de bu doğru değildir. 50 yıllık ömrü olduğu söylense de gerçekte 15-20 yıllık bir ömrü vardır. Ağırlığı genelde 600-800gr. olup boyu 30-40 cm.dir. 10-15kg. a kadar çıkanları vardır. Uzunluğu da en fazla bir metreye kadar ulaşabilir. Yaz aylarında üremeye başlar. Su sıcaklığı 20 dereceye ulaştığında yumurtalarını bırakırlar.
Basit bir olta takımı ile avlanabilir. El oltaları genellikle hazır oltalardan ve kamıştan oluşmaktadır. Ayrıca sallamalı da denilen dip oltası ile de sazan avı yapılmaktadır. Dip oltasına haşlanmış hamur, ekmek içi, haşlanmış mısır ve küçük balık, solucan gibi yemler kullanılır. 50-60 metrelik uzaklığa atılan dip oltasının misinası yere dikilen bir sopa veya demire bağlanır ipin üzerine zil takılır. Balık oltaya takıldığında zil çalar. Zil çalınca misina çekilir ve balık tutulur. Çoğu zaman da kaçar ve her zaman kaçan balık büyük olur(!).
El oltası ise 5-6 metre mesafeye atılır. Ona da genel de dip oltasına takılan yemlerden takılır. Balığın takılıp takılmadığı suyun üzerideki mantardan anlaşılır ve ona göre yakalanır. Dip oltasına da el oltasına da birden fazla iğne takılabilir.

Benzer Başlıklar

sponsorlar:Granit Küp Taş | Şerit Led